mimo さんのあしあと帳 (2 件) 

  • mimo
  • あしあと帳
しばらくお待ちください。
入力されたあしあとの文が長すぎます。短くしてください。
何も入力されていません。もう一度やり直してください。
現在、あしあとを残すことができません。後でもう一度やり直してください。
あしあとを残すには、保護者 (ほごしゃ) の方にリクエストしてください。リクエストする
あなたがあしあとを残せないように、保護者 (ほごしゃ) の方が変えました。
現在、あしあとを削除できません。後でもう一度やり直してください。
1 日に残すことのできるあしあとの上限数に達しました。24 時間後にやり直してください。
Microsoft のシステムによってあなたが迷惑メールや迷惑メッセージの送信者である可能性があると検出されたため、お使いのアカウントではあしあとを残す機能が無効になっています。何らかの手違いでアカウントが無効になってしまった場合は、 Windows Live のサポートにお問い合わせください
あしあとを残すには、以下のセキュリティ チェックを完了してください。
セキュリティ チェックに入力する文字は、画像に表示されている文字または音声で流れた文字と一致していなければいけません。

あしあとを残すには、Windows Live ID (Hotmail、Messenger、または MSN のアカウント) を使用してサインインしてください。サインイン


Windows Live ID をお持ちでない場合は、アカウントを新規登録してください。

KALENDER Basriさんの投稿:
سُوۡرَةُ الذّاریَات
بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَٮٰهُمۡ رَبُّہُمۡ‌ۚ إِنَّہُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٲلِكَ مُحۡسِنِينَ (١٦) كَانُواْ قَلِيلاً۬ مِّنَ ٱلَّيۡلِ مَا يَہۡجَعُونَ (١٧) وَبِٱلۡأَسۡحَارِ هُمۡ يَسۡتَغۡفِرُونَ (١٨) وَفِىٓ أَمۡوَٲلِهِمۡ حَقٌّ۬ لِّلسَّآٮِٕلِ وَٱلۡمَحۡرُومِ (١٩) وَفِى ٱلۡأَرۡضِ ءَايَـٰتٌ۬ لِّلۡمُوقِنِينَ (٢٠) وَفِىٓ أَنفُسِكُمۡ‌ۚ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ (٢١) وَفِى ٱلسَّمَآءِ رِزۡقُكُمۡ وَمَا تُوعَدُونَ (٢٢) فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِنَّهُ ۥ لَحَقٌّ۬ مِّثۡلَ مَآ أَنَّكُمۡ تَنطِقُونَ (٢٣)
Şüphesiz ki Allah`a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı. (16) Geceleri pek az uyurlardı. (17) Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi. (18) Mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı. (19) Kesin olarak inananlar için yeryüzünde âyetler vardır. (20) Kendi nefislerinizde de öyle. Görmüyor musunuz? (21) Semada da rızkınız ve size vadedilen başka şeyler vardır. (22) Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki bu vaat, sizin konuşmanız gibi kesin ve gerçektir. (23)
51(16-23)
5 月 27 日
KALENDER Basriさんの投稿:
سُوۡرَةُ المؤمنون
بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

(٥٦) إِنَّ ٱلَّذِينَ هُم مِّنۡ خَشۡيَةِ رَبِّہِم مُّشۡفِقُونَ (٥٧) وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَـٰتِ رَبِّہِمۡ يُؤۡمِنُونَ (٥٨) وَٱلَّذِينَ هُم بِرَبِّہِمۡ لَا يُشۡرِكُونَ (٥٩) وَٱلَّذِينَ يُؤۡتُونَ مَآ ءَاتَواْ وَّقُلُوبُہُمۡ وَجِلَةٌ أَنَّہُمۡ إِلَىٰ رَبِّہِمۡ رَٲجِعُونَ (٦٠) أُوْلَـٰٓٮِٕكَ يُسَـٰرِعُونَ فِى ٱلۡخَيۡرَٲتِ وَهُمۡ لَهَا سَـٰبِقُونَ (٦١) وَلَا نُكَلِّفُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَا‌ۖ وَلَدَيۡنَا كِتَـٰبٌ۬ يَنطِقُ بِٱلۡحَقِّ‌ۚ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ (٦٢)

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar; (57) Rablerinin âyetlerine inananlar; (58) Rablerine ortak tanımayanlar; (59) Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar; (60) İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar. (61) Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar. (62)
Muminun 23 (57-62)
5 月 23 日